Duyuru

Kapat
Henüz duyuru yok.

Eğitim sürecine ailenin katılımı ve öğrenci başarısı

Kapat
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Eğitim sürecine ailenin katılımı ve öğrenci başarısı

    EĞİTİM SÜRECİNE AİLENİN KATILIMI VE ÖĞRENCİ BAŞARISI

    Eğitim, bireyin davranışlarında yaşantıları yoluyla istendik yönde değişiklik gerçekleştirme süreci olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu tanımdan hareketle eğitim sürecinin kontrol edilebilirliği anlaşılmakla birlikte bu süreçte etkin rol alan faktörlerin önemi yadsınamayacak bir gerçektir. Eğitim süreci; bu süreci oluşturan olgulardan ve sürece katılım gösteren bireylerden bağımsız değildir. Eğitim sürecinde rol alan öğrenci, öğretmen, veli bireylerinin yanı sıra okul idaresi, okul binası ve çevresi, planlar, programlar, yönetmelikler ve de sosyo-kültürel imkanlar süreçte farklı etkilere sahiptir.

    Eğitimin her aşamasında değişime tabi tutulan ve değişmesi beklenilen taraf olan “öğrenci” etkilenen rolündedir. Etkilenen rolünde olması hasebiyle kendisine etki eden bireylerden ve de olgulardan bağımsız olması düşünülemez. Etkilenen rolünde olan öğrencinin etkisi altında kaldığı olgular ve bireyler bulunmaktadır. Öğrenciyi etkileyen ve öğrencinin başarısında öğrenciden ve öğretmenden sonra üçüncü önemli etkiye sahip olan aile kurumu öğrencinin eğitiminin her aşamasında rollerini ve fonksiyonlarını yerine getirmelidir.
    Ailenin eğitim sürecindeki öğrencinin davranışlarının değişmesi sürecindeki rollerine değinecek olursak; aile her şeyden önce öğrenci için birincil denetim mekanizması olmalı ve anlık dönüt düzeltmeleri yapmalıdır. Geciken dönüt düzeltmeler öğrencinin eğitim sürecinden yeterli derecede faydalanmasını engelleyeceği gibi söz konusu süreçte amaçlanan istendik davranış değişikliklerinin aksine istenmedik yönde davranış değişikliklerine mazur kalabilir. Bunun önceden bilinmesi ve önlem alınarak düzeltilmesi aşamasında denetim odağı olan ve dönüt düzeltme yetkisi olan ailenin söz konusu rollerini yerinde ve zamanında uygulamaya koyması gerekir.

    Ailenin öğrenci başarısı ya da başarısızlığı üzerinde etkileri her zaman vardır ve de büyük etkiye sahiptir. Onun için aile öğrenci için etki ettiği noktaları iyi bilmeli ve bu noktalarda hassas davranmalıdır. Unutulmamalıdır ki, insan yaşamı her zaman beklentileri noktasında şekillenmektedir. Bir diğer söylemle ifade edecek olursak bireyin fikirleri ne yönde eylemleri de fikirlerinden bağımsız değil aksine tamamen fikirlerine dönük olacaktır. Bu noktada öğrencinin beklentilerinin şekillenmesinde ailenin arz ettiği önem derecesi azımsanamayacak kadar büyüktür. Özellikle demokratik aile ortamlarındaki ebeveynlerin model olma ve model alınma düşüncelerinden hareketle çocuklarına karşı yaptıkları ya da yapacakları olumlu modelleme hedef kitlenin gelecek yaşantısında çok önemlidir.

    Ailenin eğitim seviyesinin yüksekliği kadar ailenin eğitime ilgisi ya da çocuklarının eğitim almalarına, meslek sahibi olmalarına karşı besledikleri olumlu düşünceler ve bu kapsamdaki teşvikler öğrenci açısından çok önemlidir. Öğrenci aile desteğini arkasına aldıktan sonra kat etmesi gereken mesafenin boyutuna bakmaksızın kendisinde bir özgüven varlığı hissedecektir. Bunun en temel nedeni ise sağlanmış olan aile desteğidir. Dış destekli cesaretlendirmeler daha doğru bir anlatımla olumlu motive edilmeler bireyler için ateşleyici bir etki gösterecektir. Söz konusu eğitsel başarıda ailenin sözde destekler tutumlar sergilemesi fakat eylemsel anlamda vurdumduymaz tavırlar sergilemesi hedef kitle olan öğrenci açısından tutarsızlık olarak algılanmakla birlikte öğrenci bu algısını farklı şekillerde anlamlandıracaktır.

    Ebeveynler bu zorlu eğitim sürecinden daha önce geçtikleri için öğrenci açısından aile desteğinin sağlanmasının başarıya etkisi noktasında az da bilgi sahibidirler. Kendilerinin eğitim sürecinde gördükleri aile desteğine bakış açıları, çocuklarına sağlayacakları desteğin ortaya çıkmasında pay sahibi olacaktır. Özellikle çocuklarını ailenin bir ferdi olarak görmeleri, onların düşüncelerini önemsemeleri ve alınacak ailesel kararlarda onlarında fikirlerine başvurulması çocuğun kendisini değerli hissetmesini sağlayacaktır. Bundan sonrasında ise öğrenci ailesinin verdiği değeri daha da artırmak adına aile beklentilerini daha fazla umursamaya ve onların kendisi için değerli oldukları anlayışını sergilemeye başlayacaktır. Özellikle kırsal kesimlerde aile desteğinin istenilen veya beklenilen düzeyde olmaması öğrencilerin değer yargılarında çöküntülere neden olmakla birlikte özgüvenlerinin kaybolmasını ve sorumluluk alma da çekimser davranmalarını tetiklemektedir.

    Ailelerden beklenilen davranış çocuğunun eğitim sürecindeki ilgili olan herkesle etkileşim içinde olmak ve söz konusu kişilerle birebir, öğrenci için yapılması gerekenler noktasında istişare etmektir. Eğitim sürecinde rol alanların gördüğü ve dile getirdiği eksikliklerin üzerine gitmek suretiyle istenilen başarı düzeyine ulaşılması kaçınılmazdır. Özellikle bilişsel anlamdaki eksikliklerin giderilmesi; öğrencinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, çalışma plan ve programlarının yaşama geçirilmesi sayesinde olacağı unutulmamalıdır. Özellikle olumsuz sonuçların ya da verilerin hemen anında öğrenilmesi ve buna dönük olarak eylemlerin sıcağı sıcağına öğrenciyle birlikte planlanması bu olumsuz tablonun ortadan kalkmasına ve sonrasındaki daha büyük başarılara gebedir. Çünkü kendisinin yaptığı hatanın ya da en ufak bir başarısızlığın göz ardı edilmeyip, irdelendiğini gören öğrenci kendisine çeki düzen verecektir. Kendisinin üzerine bu denli ilgili davranılması neticesinde kendi değerliliğini bir kez daha muhasebe edecek ve akabinde gelen süreçte ona göre davranma eğiliminde olacaktır.

    Eğitimin ilk basamağı ve beşiği olan aile bireyin yaşamındaki ilk eğitim ortamıdır ve bu ortamdan aldığı karakter eğitimi sayesinde sonraki eğitim ortamlarında düzeyli davranışlar sergilemek suretiyle yeni başarılara yelken açacaktır. Bu noktada ailenin bireye ilk eğitimini düzenli ve kararlı bir şekilde vermesi gerekir. Sonrasında ise çocuğun diğer eğitim ortamlarındaki başarı düzeyini yakından takip etmelidir. Bu sayede çocuğun başarı düzeyi kontrol altında tutulabilir ve bu sayede aşama aşama çocuğun kat ettiği mesafeden bilgi sahibi olunur. İstenilmeyen bir sonuçla karşılaşıldığında geç kalmaksızın sürece ya da bireye müdahale imkanı olur ki, bu da daha fazla olumsuzluklar yaşanmadan olumlu ve istendik sonuçlara ulaşılmasını sağlar.

    Toplumumuzdaki aile kavramı bireylerin sadece belli dönemlerinde yanında olmaktan öte bireyin yaşamının sonuna kadar üyesi olduğu aile kurumuna bağlılığını amaçlar. Hal böyle olunca da bireyin her döneminde elde edeceği başarı ya da başarısızlıklarda aile kurumu üzerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirmelidir. Buna kanaat getirdikten sonra ebeveynler vicdani anlamda rahat edebilirler. Çünkü unutulmamalıdır ki, üyesi olduğu aile fertlerini hiçe sayarak adım atan bireylerin yaptığı olumsuzlukların sonuçları o aileye dolaylı ya da doğal yönlerden mutlaka dönecektir. Bilinçli ve ilgili bir aile tutumu sergilenmesi ve bu tutum karşısında istenilen ve beklenilenleri veren bir nesil elde edilmesi umuduyla…


    Alıntıdır...
    Hüseyin AKGÜMÜŞ
    Rehber Öğretmen
    Psikolojik Danışman
Hazırlanıyor...
X