Duyuru

Kapat
Henüz duyuru yok.

Okul Öncesi Çocuklarına Bilmeceler

Kapat
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Okul Öncesi Çocuklarına Bilmeceler

    Açtım okudum dalından, yedim doydum balından.
    KİTAP

    Ağzı var dili yok, yemek yer, su içmez, kuyruğu var at değil, kanadı var kuş değil.
    BALIK

    Allah yapar yapısını, bıçak açar kapısını.
    KARPUZ

    Arşın ayaklı, Burma bıyıklı.
    TAVŞAN

    Attım atmaz, yere batmaz, yeminlidir, yaya gitmez.
    GÜNEŞ

    Attım beyaz yumağı, tuttum siyah yumağı.
    GÜNDÜZ-GECE

    Ayağım var yürüyemem, eşyam çoktur sürüyemem, her odada ayaktayım, bilsenize ben neyim?
    MASA

    Ayvalar sarardımı, gökyüzü karardımı, okullar açılırken, leylek Nil'e vardımı?
    SONBAHAR-GÜZ

    Az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti, altı ay bir güz gitti uyanınca hep bitti
    RÜYA

    Bahçede kırda dolaşır, evini sırtında taşır.
    KAPLUMBAĞA

    Başlatır o heceden, çıkarır hep yüceden, çok oğlu kızı vardır, ne de tatlı sözü vardır
    ÖĞRETMEN

    Ben beslerim, o süsler.
    ÇİÇEK

    Ben iki hasretlinin arasında dururum, yüzlerini görmeden onlarla konuşurum.
    TELEFON

    Bilmece bildirmece, el üstünde kaydırmaca.
    SABUN

    Bir çuval cevizim var, sayarım tükenmez.
    YILDIZ

    Bir kovanda bin arı, bini çalışkan arı, balları baldan tatlı, canları candan tatlı.
    OKUL VE ÖĞRENCİLER

    Bir küçücük kumbara, ekin taşır ambara.
    KAŞIK

    Bir küçücük kutudur, Bütün dünya yurdudur.
    RADYO

    Biz biz idik biz idik, yüzbinlerce kız idik, gece oldu dizildik, gün olunca silindik.
    YILDIZLAR

    Biz onu görürüz, o bizi görmez, o konuşur dinleriz, biz konuşuruz, dinlemez.
    TELEVİZYON

    Çarşıdan aldım kapkara, evde kızıllaştı maskara.
    KÖMÜR

    Çarşıdan alınmaz, mendile konulmaz, ondan tatlı şey olmaz.
    UYKU

    Çın-çınlı hamam, kubbesi tamam, bir gelin aldım, babası imam.
    SAAT

    Dağdan gelir, taştan gelir, bir kükremiş arslan gelir
    SEL

    Daldan dala, kırmızı pala.
    SİNCAP

    Dışı var içi yok, tekme yer suçu yok
    TOP

    El eker dil biçer.
    YAZI

    Elsiz ayaksız kuyu kazar
    YAĞMUR

    Eve bitişik odada, yemek pişer orada.
    MUTFAK

    Fini fini fincan, içi dolu mercan
    NAR

    Finişli minişli, elimden uçtu, karşı dağdan su içti.
    BULUT

    Ham iken tatlı, olmuşu acı.
    ÇOCUK

    İki camlı pencere, bakıp durur heryere
    GÖZLÜK

    İki çubuk bir makas, hokkabaz mı hokkabaz.
    LEYLEK

    İp bağladım sopaya, uçtu gitti tepeye.
    UÇURTMA

    Kapıyı açar, kapamadan kaçar.
    RÜZGAR

    Kapkaradır her yanı, günde dağlanır canı.
    TENCERE

    Kara yorgan örtündü, göz gözü görmez oldu.
    GECE

    Kışın yatar, yazın kalkar.
    SOBA

    Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk
    Konuş deyince konuşur, sus deyince susar
    RADYO

    Mavi atlas, Arşın yetmez, Makas kesmez, Terzi biçmez
    GÖKYÜZÜ

    Mavi tarla üstünde, beyaz güvercin yürür
    YELKENLİ

    Nar tanesi, nur tanesi, dünyamızın bir tanesi
    AY

    Ocak başında kuyu, kuyunun içinde suyu, suyun içinde yılan, yılanın ağzında mercan.
    LAMBA

    On ay yatar, iki ay kalkar, feneri yakar, etrafa bakar
    ATEŞ BÖCEĞİ

    Önce dalda oynar, sonra kazanda kaynar, her sabah masamızda, tatlı tatlı şarkı söyler.
    REÇEL

    Önce yeşildi, sonra kesildi, dumana gömüldü, kiraz kesildi
    ODUN

    Sağken yerinden ayrılmaz, öldükten sonra gezer.
    YAPRAK

    Sarı sarı içinde, sarı zarfın içinde, on iki birlik kardeş, birbirinin içinde.
    PORTAKAL

    Sarıdır sarkar, düşeceğim diye korkar.
    AYVA

    Sende var bende var, bir kuru dalda var.
    İSİM

    Sıra sıra odalar, birbirini kovalar
    TREN

    Sokağa gidiyorken, gözlerim seni arar, hoşgeldin, safa geldin, baş üstünde yerin var.
    ŞAPKA

    Su üşümüş ben olmuşum, Güneş çıkmış yok olmuşum
    BUZ

    Şehri var evi yok, nehri var suyu yok, yolu var treni yok.
    HARİTA

    Şu derenin öte yüzü, beri yüzü, Gümbürcünün küçük kızı, Yayık çalkar harıl gürül.
    GÖK GÜRLEMESİ

    Takır takır takraba, içindedir akraba, ağzında yokur dişi, her gün yemektir işi, ya erkektir ya dişi, bunu bilir her kişi
    BEBEK

    Ufacık mermer tası, içinde beyler aşı, pişirirsen aş olur, pişirmezsen kuş olur.
    YUMURTA

    Üstü çayır, biçilir, Altı çeşme, içilir.
    KOYUN

    Yarım kaşık, duvara yapışık.
    KULAK

    Yazın sıvasını yapar, kışın kapısını kapar
    KIRLANGIÇ

    Yer altında civcivli tavuk.
    PATATES

    Zenginin elinde, fukaranın dilinde
    PARA

    Sıcak evin direği
    Tıp tıp eder yüreği
    (BABA)

    Dokuz ay zindanda yatar
    Altı ayda zil çalar oynar
    (BEBEK)

    Özü tatlı,
    Sözü tatlı,
    Candan daha değerli
    (ANNE)

    Yattım yumuşak
    Uyudum sıcak sıcak
    (YATAK)

    Ham iken tatlı
    Olmuşu acı
    (BEBEK)

    Ben giderim,
    O gider
    Güneşte beni izler
    (GÖLGE)

    Askerden küçük
    Paşadan büyük
    (ÇOCUK)

    Gece içindeyiz
    Gündüz dışında
    Pencereli, kapılı
    Şirin bir yuva
    (EV)

    Pazardan aldım
    Bir tane
    Eve geldim
    Bin tane
    (NAR)

    Eve bitişik odada
    Yemek pişer orada
    (MUTFAK)

    Uzun yoldan kuş gelir
    Ne söylese hoş gelir
    (MEKTUP)

    Bir ağacı oymuşlar
    İçine dünyayı koymuşlar
    (TELEVİZYON)

    Buradan attım kılıcı
    Halep’te oynar ucu
    (TELEFON)

    Çın çın eder
    Haber sorar
    (TELEFON)

    Sesi var canı yok,
    Konuşur ağzı yok
    (RADYO)

    İstanbul da pişer
    Kokusu buraya düşer
    (MEKTUP)

    O her gün yeniden doğar
    Dünyaya haber yayar
    (GAZETE)

    Kuyruğu var
    Canlı değil
    Konuşur
    Ama insan değil
    Camı var
    Ama pencere değil
    (TELEVİZYON)

    Alt yanı sivri tepe içindedir (Çene)
    Üst yanı çakıldak (Diş)
    Daha üstü muşulak (Burun)
    Daha üstü ışıldak (Göz)
    Üstü kara kolan (Kaş)
    Daha üstü bir alan (Alın)

    İner reyhan gibi
    Oturur sultan gibi
    Dürülür hasır gibi
    Satılır esir gibi (Kar)

    Uzadıkça kısalan şey nedir
    (Hayat veya Ömür).

    Allah yapar yapısını,
    Bıçak açar kapısını.
    (karpuz)

    Mavi tarla üstünde,
    Beyaz güvercin yürür.
    (yelkenli)

    Ocak başında kuyu,
    Kuyunun içinde suyu;
    Suyun içinde yılan,
    Yılanın ağzında mercan.
    (lamba)

    Çın-çınlı hamam,
    Kubbesi tamam,
    Bir gelin aldım,
    Babası imam.
    (saat)

    Bir çuval cevizim var,
    Sayarım tükenmez.
    yıldız El eker dil biçer.
    (yazı)

    Arşın ayaklı,
    Burma bıyıklı.
    (tavşan)

    Bir küçücük kutudur,
    Bütün dünya yurdudur.
    (radyo)

    Fini fini fincan,
    İçi dolu mercan.
    (nar)

    Küçücük fıçıcık,
    içi dolu turşucuk.
    (limon)

    Daldan dala,
    Kırmızı pala.
    (sincap)

    Yarım kaşık,
    Duvara yapışık.
    (kulak)

    On ay yatar,
    İki ay kalkar;
    Feneri yakar,
    Etrafa bakar.
    (Ateş Böceği)

    Dağda tak tak,
    Suda cıp cıp.
    Arşın ayaklı,
    Burma bıyıklı.
    (balta,balık,leylek)

    Dağdan gelir, taştan gelir,
    Bir kükremiş arslan gelir.
    (sel)

    Sıra sıra odalar,
    Birbirini kovalar.
    (tren)


    Sarı sarı içinde,
    Sarı zarfın içinde,
    On iki birlik kardeş,
    Birbirinin içinde.
    (portakal)

    Az gitti, uz gitti,
    Dere tepe düz gitti,
    Altı ay bir güz gitti;
    Uyanınca hep bitti.
    (rüya)

    Alıntı
    ETKİNLİKLERİM SADECE http://www.anasinifim.net/ SİTESİ İÇİNDİR.
    İZNİM OLMADAN BAŞKA SİTELERDE YAYINLANMASI KESİNLİKLE YASAKTIR.


    OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİ
    GÖKÇE ÖKTEM
Hazırlanıyor...
X